Hehe...
Eğer pizayı, Türkiye'de mayanoz ve ketçapla yiyoruz derseniz... Her seferindeee yüzleriii 'sen uzaylı mısın, nasıl bir zevkin varr?' şeklinde bir ifade alırrr :D Ama her seferinde... :)
hehe
26 Temmuz 2008 Cumartesi
İlk haftam nasıldı??
7 Temmuz'da burada işe başladım. Şansıma Research Days'e denk geldim.. Çarşamba Perşembe iki gün aralıksız sürdüü.. Hala şaşkınım... Harvard'dan profesörr geldii.. Ama çok sıkıcıydı konuşması... Sonrasında da party yapıldı..
Partide bir yemek varrdıı... Tipik İtalyan tarzı yemek... Kaç tabak geldi hatırlamıyorum.. Bildiğim ana menü olan yemeğe midemde yer kalmadı:D Lazanyayı bir nevi aperatif olarak görüyorlar... :s
Partide bir yemek varrdıı... Tipik İtalyan tarzı yemek... Kaç tabak geldi hatırlamıyorum.. Bildiğim ana menü olan yemeğe midemde yer kalmadı:D Lazanyayı bir nevi aperatif olarak görüyorlar... :s
Makedonya..
Patlıcan... Makedonyaca, domates demek.. ne güzel demii:D tomat diyorlar domatesee..
Türk arkadaşlara tavuk göğsü tarfini anlatırım.. "3 fincan şeker, 3 fincan un" derken, Makedonyalı arkadaşım da anlar.. çünkü onlar da "fincan, şeker" aynı... :)
Babamın, annemin ve kardeşimin ismi Makedonya'da kullanılıyor.. :)
Yemekte pişireceklerimi internetten gösteriyorum.. "Bizde de bu var" diyor.. :)
Makedonya'ya gidersek yada Sırbistan'a yabancılık çekmeyeceğimizi, Sırp ve Makedonyalı arkadaşlara dayanarak yürekten bir şekilde söyleyebilirim :D
Türk arkadaşlara tavuk göğsü tarfini anlatırım.. "3 fincan şeker, 3 fincan un" derken, Makedonyalı arkadaşım da anlar.. çünkü onlar da "fincan, şeker" aynı... :)
Babamın, annemin ve kardeşimin ismi Makedonya'da kullanılıyor.. :)
Yemekte pişireceklerimi internetten gösteriyorum.. "Bizde de bu var" diyor.. :)
Makedonya'ya gidersek yada Sırbistan'a yabancılık çekmeyeceğimizi, Sırp ve Makedonyalı arkadaşlara dayanarak yürekten bir şekilde söyleyebilirim :D
Burada ne yapıyorum..
Burası Aşı konusunda çok önemli bir yere sahipp..
Ben de burada PCR, gel elektroforez, klonlama, screnning filan falna yapıorum:)
Ben de burada PCR, gel elektroforez, klonlama, screnning filan falna yapıorum:)
Türk Yemeği...
Daha buraya geleli çok olmadı.. ve zaten evde tek başıma yaşıyorum ve insanlarla kaynaşayım diye birkaç tane şirin arkadaşımı çağırdım..
iki gün yoğun çabalarım sonrasında bir yemek yapmışım kii akıllara zarrrarrr:D
Menü:
- Mercimek yemeği
- Kabak dolması
- Karnıyarık
- Cacık
- Tavuk Göğsü
Yemekten edindiğim gözlemler...
Meğersem, İtalyanlar da mercimek yemeği yapıyormuş ve hatta bunu Christmas zamanında yiyorlarmış.. Batıl inançlarına göre, ne kadar çok yerlerse o kadar paraları olurmuş, zengin olurlarmış.. Ama Roberta hep yese de asla zengin olamamış:D
Kabak dolmasına benzer yemekleri var...
Karnıyarığaa.. bayıldılarr.. bayıldılar... :)
Tavuk gögüsüne de...
Uluslarası Star :P
İtalya'da kuaföre girersin, " 'fön çektirmek istiyorum' nasıl anlatacağım yaa" diye düşünürken, İtalyan kadın seni Dorothy'nin yanına götürür... İtalya kuaföründe Amerikalı yaşlı bir kadınla tanışırsın...
Sonra kendini anlatırken, neredensin diye sorar.. Aksanım Almanlarınkine benziyormuşşş.. :S Sonra Türkiye'den diyince, moleküler biyolog musun biyolog musun die sorar.. Şaşırırım.. Biyomühendisim.. Nerede çalışıyorsun.. Novartis'te... derim.. Hala şaşkın ifade ile kadına bakarım.. Bir anda Amerikan kadın, 'senin hakkında her şeyi biliyorum' der ve ben kalakalırım...
Laboratuarda Fabiana diye İtalyan bir kadınla çalışıyorum, kadının İngilizcesi pek iyi değil ve Amerikan bir kadından İngilizce dersi alıyor.. Bu olaydan önceki akşam, İngilizce dersinde konuşma konusu olarak da ben de bahsetmişlerr ama sağolsun Fabiana çok güzel şeyler anlatmışş :) :) Güzel olduğumdan, genç olsam bile kararlı ve kesin olduğumdan filan bahsetmiş... Zaten, bir kaç arkadaşım onlarla samimi olduktan sonra dışardan 'everything is under my control' şeklinde rahat ve 'confident' olduğumdan bahsetti... Dışardan böyle gözükmek güzel bir şey :)
Amerikan kadın çok şirinn görmeniz lazım.. Bana baktıkça birini anımsadığını söyledi, sonradan çıkarabildi ki.. İri kahverengi gözlerim, onun yeni doğan torununun gözlerine benziyormuş. Bana bakınca onu anımsamışş :) O gün arkadaşlarıma yemek hazırlayacaktım ki, Dorothy'i de çağırmayı düşündüm ama zaten yemeğe 20 ye yakın kişiyi davet etmiştim ve o gece 11 kişiydik zar zor masaya sığıştık :D başka bir zaman yaparım, gelir misiniz dedim, tamam dedi :)
Ayrıca, ben onun tanıştığı 2. Türkmüşüm. Değişim öğrencisi olduğunda bir Türkle tanışmış, çocuk süper bir ingilizce ile konuşuyormuşş.. Hala o çocuğu hatırlıyormuş ve Türklere karşı sempatisi var, o yüzden bana karşı o kadar sıcakkanlıydı kii.. görmeniz lazım... Fabiana benden bahsedince, o da Amerika'daki bir tanıdığı ile görüşürken, benden bahsetmiş :D O yüzden sen artık uluslararası bir star oldun falan dedi :P
Amerika'daki güzel kızların Biyoloji ve bununla alakalı bölümleri okumadığını burada nasıl oluyor da okuduklarına hayret etmiş vaziyetteydi:))
Sonra Amerika'da da artık, daha fazla maaş daha iyi bir meslek edinmek isteyen bayanlara herkesin yurtdışına gitmesini tavsiye ediyorlarmış.. O yüzden ben de doğru yoldaymışım anlayacağız ;)
Sonra kendini anlatırken, neredensin diye sorar.. Aksanım Almanlarınkine benziyormuşşş.. :S Sonra Türkiye'den diyince, moleküler biyolog musun biyolog musun die sorar.. Şaşırırım.. Biyomühendisim.. Nerede çalışıyorsun.. Novartis'te... derim.. Hala şaşkın ifade ile kadına bakarım.. Bir anda Amerikan kadın, 'senin hakkında her şeyi biliyorum' der ve ben kalakalırım...
Laboratuarda Fabiana diye İtalyan bir kadınla çalışıyorum, kadının İngilizcesi pek iyi değil ve Amerikan bir kadından İngilizce dersi alıyor.. Bu olaydan önceki akşam, İngilizce dersinde konuşma konusu olarak da ben de bahsetmişlerr ama sağolsun Fabiana çok güzel şeyler anlatmışş :) :) Güzel olduğumdan, genç olsam bile kararlı ve kesin olduğumdan filan bahsetmiş... Zaten, bir kaç arkadaşım onlarla samimi olduktan sonra dışardan 'everything is under my control' şeklinde rahat ve 'confident' olduğumdan bahsetti... Dışardan böyle gözükmek güzel bir şey :)
Amerikan kadın çok şirinn görmeniz lazım.. Bana baktıkça birini anımsadığını söyledi, sonradan çıkarabildi ki.. İri kahverengi gözlerim, onun yeni doğan torununun gözlerine benziyormuş. Bana bakınca onu anımsamışş :) O gün arkadaşlarıma yemek hazırlayacaktım ki, Dorothy'i de çağırmayı düşündüm ama zaten yemeğe 20 ye yakın kişiyi davet etmiştim ve o gece 11 kişiydik zar zor masaya sığıştık :D başka bir zaman yaparım, gelir misiniz dedim, tamam dedi :)
Ayrıca, ben onun tanıştığı 2. Türkmüşüm. Değişim öğrencisi olduğunda bir Türkle tanışmış, çocuk süper bir ingilizce ile konuşuyormuşş.. Hala o çocuğu hatırlıyormuş ve Türklere karşı sempatisi var, o yüzden bana karşı o kadar sıcakkanlıydı kii.. görmeniz lazım... Fabiana benden bahsedince, o da Amerika'daki bir tanıdığı ile görüşürken, benden bahsetmiş :D O yüzden sen artık uluslararası bir star oldun falan dedi :P
Amerika'daki güzel kızların Biyoloji ve bununla alakalı bölümleri okumadığını burada nasıl oluyor da okuduklarına hayret etmiş vaziyetteydi:))
Sonra Amerika'da da artık, daha fazla maaş daha iyi bir meslek edinmek isteyen bayanlara herkesin yurtdışına gitmesini tavsiye ediyorlarmış.. O yüzden ben de doğru yoldaymışım anlayacağız ;)
İlk yazımız...
Selam,
Canım sıkılmış evde otururken, yurtdışında staj aramaya başladım internetten.. Ama hani, onca bilgi her şey karmakarışık... Derken Emrah, biyomühendislik grubuna mail atar... Emrah, Ege Biyomühendislikten mezun, ODTÜ Biyoteknoloji'de master yapmış; şimdi de Novartis Aşı'da Araştırma Kısımında çalışan ve aynı zamanda Bologna Üniversitesinde doktora yapan arkadaşım. Novartis'te staj yapmak isteyen var mı, konu bunlarla alakalı diye mail atar. Ama öncesinde derste, İsmet Hocamız duyuru yapar ilgilenen var mı die.. Sonra ben düşünmeye başlarım.. Her şey belirsiz ötesidir, grinin önde gideni durumdadır.. Nese başvururuz kabul olur, daha birçok şey başıma gelir ama sonunda buraya gelirim.. ve mutlu kız Şule'ye dönüşüveririm :)
Novartis Aşı'da 31 Eylül'e kadar Research Center'da, yeni bir projesinde, Gen Expression ve Cloning kısımında moleküler biyoloji teknikleri uygulayan belki de şu anda firmanın en genç araştırmacıyım :D Hemen hemen herkes, 30 a merdiven dayamış durumda. Genelde doktora öğrencileri var ve eğitim sistemi farklı olduğu için, bizden daha geç mezun oluyorlar okullardan..
Neyse, şehirr Siena... Anlatılmaz, yaşanır bir şehir denir ya aynen öyle.. Maşallah diyelim..
Belki bir sonraki yazıda buradan bahsederim. Ama şu anda değil.
Her şeyi değil, sadece edindiğim bazı gözlemleri ve hoş anıları yazmak istiyorum bu bloga..
Hayde hayırlısı :)
Canım sıkılmış evde otururken, yurtdışında staj aramaya başladım internetten.. Ama hani, onca bilgi her şey karmakarışık... Derken Emrah, biyomühendislik grubuna mail atar... Emrah, Ege Biyomühendislikten mezun, ODTÜ Biyoteknoloji'de master yapmış; şimdi de Novartis Aşı'da Araştırma Kısımında çalışan ve aynı zamanda Bologna Üniversitesinde doktora yapan arkadaşım. Novartis'te staj yapmak isteyen var mı, konu bunlarla alakalı diye mail atar. Ama öncesinde derste, İsmet Hocamız duyuru yapar ilgilenen var mı die.. Sonra ben düşünmeye başlarım.. Her şey belirsiz ötesidir, grinin önde gideni durumdadır.. Nese başvururuz kabul olur, daha birçok şey başıma gelir ama sonunda buraya gelirim.. ve mutlu kız Şule'ye dönüşüveririm :)
Novartis Aşı'da 31 Eylül'e kadar Research Center'da, yeni bir projesinde, Gen Expression ve Cloning kısımında moleküler biyoloji teknikleri uygulayan belki de şu anda firmanın en genç araştırmacıyım :D Hemen hemen herkes, 30 a merdiven dayamış durumda. Genelde doktora öğrencileri var ve eğitim sistemi farklı olduğu için, bizden daha geç mezun oluyorlar okullardan..
Neyse, şehirr Siena... Anlatılmaz, yaşanır bir şehir denir ya aynen öyle.. Maşallah diyelim..
Belki bir sonraki yazıda buradan bahsederim. Ama şu anda değil.
Her şeyi değil, sadece edindiğim bazı gözlemleri ve hoş anıları yazmak istiyorum bu bloga..
Hayde hayırlısı :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
